Dünya enerji sıkıntısına girdikçe yeni çözümler bulunuyor. En yenisi de bu!
Amerikalı bilim adamları, özel bir kumaştan yaptıkları güneş perdeleri ile elektrik üretti.
Amerika’nın saygın araştırma kuruluşlarından Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) görevli bilim adamları, esnek ve ısıya maruz kaldığında elektrik üretebilen maddeler üzerinde çalışmaya başladı. Fotovoltaik (Isıya maruz kaldığında enerji üretebilen) malzemeler üzerinde çalışan ekip, ilk prototip ile elektrik üretmeyi başardı.
Güneş kumaşı (solar textile) adı da verilen bu maddeler, Türkiye’de "günısı" diye bilinen güneş panelleri gibi fotovoltaik hücrelere sahip. Yarı iletken bu maddeler güneş ışığını tutarak bunu elektrik enerjisine çeviriyor.
MIT ekibi, ev perdelerini portatif, esnek, enerji biriktirebilen hale getirerek, enerji üretmesini sağladı.
Prototipi yapılan ve yenilenebilir olan bu enerji, gelecekte güneş gören tüm evlerde kullanılabilecek. internethaber
Avustralyalı ve Hong Konglu bir grup araştırmacı kendi kendini temizleyen kumaş geliştirdi. Kirli çamaşırların temizlenmesi için biraz güneşe çıkmak yeterli olacak.
Bilim ve Teknik Dergisi’nin Nisan sayısında yer alan araştırmada güneşte kendi kendini temizleyebilen kumaş üzerindeki çalışmalara yer verildi. Araştırmaya göre kumaşlara kendi kendilerini temizleme becerisi, dokundukları iplikleri titanyum dioksit nanokristalleriyle kaplayarak kazandırılıyor. Bu molekül, ışığa tutulduğunda kir ve lekeleri bozduran bir fotokatalist özelliği taşıyor.
Avustralya’daki Monash Üniveristesi’nden kimyacı Walid Daoud ile Hong Kong Politeknik Üniveristesi’nden meslektaşları, kumaş ipliklerinin, titanyum dioksit, nanokristallerinin üzerine yapışmalarını sağlayacak bir yöntem geliştirdiler. En iyi sonuçları güneş enerjisinin vermesine karşılık, kendi kendini temizleme yetkisi, her türlü ışık kaynağında, hatta giysiler sahiplerinin üzerindeyken dahi kendini gösteriyor. Kumaşın ipliklerine yapışan titanyum dioksit nanokristalleri ayrıca, kokuya yol açan bakterilerin üremesini de baskılıyor.
Daoud, geliştirdikleri kumaşın ilk uygulamalarının askerlerde görüleceğini düşünüyor, ancak araştırmacıya göre asıl hedef, çamaşır yıkama ve kuru temizlemede kullanılan su, deterjan ve enerjinin azaltılması. Daoud’a göre işlem, yaş ve kuru temizleme süreçlerinde kullanılan su, deterjan ve enerjiyi azaltmaya yönelik olacak
Baydemirler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Baydemir, ar-ge'ye yaptıkları yatırımla ilk teknoloji ürünü 'ütü istemeyen perde'yi ürettiklerini söyledi. Sırada sinek kovan perdeler var..
Perde üretiminde dünyanın önde gelen markası Brillant'ı üreten Baydemirler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Baydemir, araştırma geliştirmeye 6 milyon dolar yatırdıklarını ve ilk teknoloji ürünü olan 'ütü istemeyen perde'yi üretmeye başladıklarını söyledi. Baydemirler için sırada leke tutmaz, hoş koku yayan, yanmaz, anti bakteriyel ve sinek kovan perdeler var. Perde üretiminde dünyanın önde gelen markası Brillant, Evteks 2008 Fuarı'nda Türkiye'de ilk kez non-iron özellikli "Ütü Sevmez Perde" ve dikiş süresini en aza indirecek olan perde sihirbazı adlı ürünlerini tanıttı.
"Ütü Sevmez Perdenin" Teknoloji Serisi'nin ilk ürünü olduğunu söyleyen Baydemirler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Baydemir de, nano teknolojik ürünlerin leke tutmaz perde, hoş koku yayan perde, yanmaz perde, anti bakteriyel perde ve sinek kovan perde ile devam edeceğini söyledi.
Narkon Tekstil A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Narbay, yaptığı açıklamada, dünyada kamp malzemeleri ve dağcılık üretiminde kullanılmaya başlanan haşere kovucu maddenin, Türkiye'de ilk kez günlük giysiler üzerinde uygulandığını kaydetti.
Nano teknolojiyle 'milimetrenin milyonda biri' boyutlarda çalışma yapılarak, kumaşa, haşere kovucu etken madde uygulandığını dile getiren Narbay, şunları söyledi:
''Uygulama yapılan ürün, kullanıcısının çevresinde görünmez bir kalkan oluşturarak, sivrisinek, kene ve güve gibi haşereleri kendisinden uzak tutmakta. Bu teknoloji kullanıcının algılamadığı bir koku sayesinde etki alanına giren haşere miktarını ortalama yüzde 87 oranında düşürmekte. Üründe kullanılan haşere kontrol teknolojisindeki etken madde; insan sağlığı ve çevre için güvenlik standartlarını belirleyen Oeko-Tex tarafından kabul edilmiş ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanmıştır. Kumaş üzerinde yapılan deneylerle, ürünün insan sağlığını etkileyecek bir yan etkisi olmadığı da belgelendirilmiştir.''
Narbay bu arada, etken madde kumaşın liflerine işlediğinden, uzun süre etkisini koruduğunu ve yıkanma durumunda da haşere kovucu özelliğini kaybetmediğini belirtti.
Narbay, yetişkinler ve çocuklar için haşere kovucu özelliğe sahip tişört, bermuda, şort ve pantolon ürettiklerini, bu ürünlerin gelecek dönemde çeşitlendirilebileceğini vurguladı.
Ürüne sivrisinek sorununun bulunduğu sahil kesimlerinden büyük talep geldiğini anlatan Narbay, ayrıca son dönemde artan kene tehdidinin de talepte etkili olmasını beklediklerini ifade etti.
Narbay, bu yıl piyasaya sürülen üründen 50 bin adetlik satış yapmayı hedeflediklerini kaydetti.
AVRUPA'DAN DAHA UCUZ
Tekstil sektöründe gelecekte fonksiyonel giysilerin ön plana çıkacağını, bu amaçla Narkonteks'in teknoloji yoğun üretime kaydığını ifade eden Narbay, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yıllardır Avrupa'nın önde gelen markalarından birine üretim yapıyoruz. Üretimini yaptığımız marka şu anda Hollanda, Belçika ve Lüksemburg'da pazar lideri. Avrupalı tüketiciler için yaptığımız fonksiyonel ürünleri neden Türkiye için de üretmeyelim dedik. Avrupa'ya göre daha uygun fiyatlarla bu yeni tekstil ürünlerini iç piyasa için üretmeye başladık.
Nano teknolojiyle ilk etapta mantar, bakteri gibi kötü koku ve lekelere neden olan mikro organizmaların üremesini engelleyen sistemi uyguladık. Terin hızla kumaş dışına atılmasını sağlayan sistemle birlikte bu iki özelliği tüm ürünlerimizde standart hale getirdik.''
1)yumuşaktır.2)normal yünden 7 kat daha sıcak tutar.3)tahriş etmez.4)alerji yapmaz.5)Çıplak vücuda giyilebilen tek yün çeşididir.
%35 nem tutar gerisini dışarı verir.yani terletmez.6)Elektrostatiktir.böylece üzerinizdeki statik elektriği alıp gerginliğinizi giderir.
7)Kirlendiği zaman sıcak suyla yıkayabilirsiniz.bozulmaz, çekmez.8)Dünyadaki en hafif fiberlerden biridir.varmı yokmu hissetmezsiniz bile.9)bir rivayete göre radyasyondan bile koruyormuş..?
Akıllı tekstil ürünleri, çok fonksiyonlu ürünler, teknik tekstil. Dünyada ve Türkiye'de tekstil ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren birçok şirket, 'katma değeri yüksek' ürünlere yönelmeye başladı.
Geleceğin tekstil sektörü nasıl şekilleniyor dersiniz? Klasik ürün anlayışını bir tarafa bırakıp, biraz hayal kuralım mı? Hayal dediğimize bakmayın, çünkü dünyanın gelişmiş ülkelerindeki sektör temsilcileri, bu hayal için çalışmaya başladılar hatta üretime geçtiler bile. Türkiye'de de harekete geçenlerin sayısı hiç de az değil.
Kumaşın içine gömülü fiber optik kablolar ve iletken dokular, elektronik bağlantılar, kullanıcısıyla iletişim kurabilme ve kontrol yeteneğine sahip ürünler. Yakın gelecekte giysilerimiz bilgisayar yardımıyla bizimle temas kuracak; ihtiyaçlarımıza, isteklerimize ve içinde bulunduğumuz ortama göre biçim alacaklar. ARGE yatırımı gerektiren bu tür giysiler şu an kullanılmıyor. Ancak gelecekte büyük talep görecekleri muhakkak.
Akıllı giysilerin dışında tekstil sektörünün son beş yılda keşfettiği diğer ürün ise çok fonksiyonlu ürünler. Bu giysiler doğal dış etkenlerden korunmanın yanında en az bir işlevi daha yerine getiriyor. Örneğin su ve güneş ışınlarını geçirmeyen, anti bakteriyel ve nefes alabilen kumaşlar çok fonksiyonlu tekstil kategorisine giriyor. Çok fonksiyonlu olma işlevi, üretim aşamasının son evresi olan terbiye, yani kimyasal işlemlerden geçirilme safhasında verilebiliyor. Çok fonksiyonlu kumaşlara ilişkin dünya üretimi, ağırlıklı olarak Alman Gore-Tex ile Hollanda kökenli Akzo-Nobel firmaları tarafından gerçekleştiriliyor. Bunlar dışında bu kumaşlarda kullanılan bazı kimyasal bileşenleri ise yine ağırlıklı olarak Alman Cognis ve ABD'li Dupont gibi kimya sektörünün dev firmaları üretiyor.
Son dönemdeki diğer bir üretim konusu ise 'teknik tekstiller'. Özellikle endüstri, uzay, havacılık, askeri ve tıp gibi ileri teknolojilerin kullanıldığı alanlarda kritik role sahip olan teknik tekstiller, günlük yaşamda da spor, outdoor, mobilya, ev ve bina donanımı gibi alanlarda aktif olarak kullanılır hale geldi. Özel olarak tasarlanan herhangi bir üründe, proses dahilinde veya yalnız başına belirli bir özelliği yerine getirmek için kullanılan malzemelere 'teknik tekstil' adı veriliyor. Bugün kullanımı geniş bir alana yayılmış olan teknik tekstiller üçe ayrılıyor: Endüstriyel bir ürünün bileşeni olarak kullanılanlar (otomobil lastiğinde kullanılan kord bezi, uzay roket motorlarında kullanılan karbon elyafı, inşaat sektöründe kullanılan karbon elyafı, inşaat sektöründe kullanılan takviye dokular vb.), herhangi bir üretim aşamasında yardımcı malzeme olarak kullanılanlar (diyaliz makinelerindeki filtreler vb.), bir veya daha çok özelliği yerine getirecek şekilde yalnız başına kullanılanlar (su geçirmezlik amacıyla kaplanmış kumaşlar, yanmaz kumaşlar, askeri ve güvenlik amacıyla kullanılan kumaşlar, ameliyat iplikleri, protezler vb. tıp malzemeleri)
Teknik tekstil sınıfında yer alan 'atılabilir ürünler' de dünyada son dönemde hızla gelişen bir sektör haline geldi. Bu ürünlerin başında çocuk bezleri, kadın hijyen ürünleri, atılabilir önlükler, sterilizasyon bağı, sargı
Kozabirlik'in yeni arayışı Üreticinin ihtiyacı olan Polihibrid İpekböceği to humunu üretmek, üreticiden aldığı yaş kozaların ve ürettiği polihibrid ipekböceği tohumunun iç ve dış piyasadaki müşterilere satışını gerçekleştirmek amacıyla kurulan Bursa Koza Tarım SatışKooperatifleri Birliği (Kozabirlik), ipekçiliği yeniden canlandırmak için 2001 yılından beri bir dizi çalışma yürütüyor. Bu amaçla bu yıl çiftçiye ücretsiz dut fidanı dağıtan birlik, Eskişehir'de yeni bir filatür tesisi inşa ediyor. Kozabirlik Genel Müdürü Ayhan Ka-ragözoğlu, tarım politikaları ve göç gibi unsurlardan ötürü yörede ipekböcekçiliğinin önemini yitirdiğini belirterek, kozacılığın tamamen yok olmasının önüne geçmek istediklerini söyledi. İlaçlı tarım nedeniyle artik Bursa Ovası'nda ipekböceği yetişmediğini ve üretimin Kemalpaşa, Orhaneli ve Büyükorhan köylerinde sürdürülmeye çalışıldığını kaydeden Karagözoğlu, çiftçileri yeniden üretim için teşvik ettiklerini bildirdi. Ağır kalmış ekonomi modelinin üreticileri olumsuz etkilediğine dikkat çeken Karagözoğlu, "1980'lere kadar yaygın olan üretim, 1985'te ekonomik transformasyon nedeniyle düştü. Türk Cumhuriyetle-ri'nden gelen ucuz mal, rekabet şansını ortadan kaldırdı. 2000'de üretim tamamen düştü. Bunun üzerine bir dizi tedbirleri yaşama geçirme karan aldık. Direkt pazarlama yöntemleri yapıyoruz. Köyleri ziyaret edip, broşür dağıtıyor ve eğitimler veriyoruz. Kozayı destekleme kapsamına aldırdık. Devlet bu yıl kilogram başına 9 YTL destekleme veriyor. Biz de kilogramını 13 YTL'ye alıyoruz. Son beş yıldır ödemeleri peşin yapıyoruz. Bu çiftçi için önemli bir teşvik oldu. Bu şekilde hızlı düşüşü önleyerek, mevcudu korumayı başardık. Bu yıl 70 bin dut fidanını ücretsiz olarak dağıttık. Mart ayında 100 bin fidan daha vereceğiz" dedi. Yen projelerini uygulamaya koyacaklarını ve bu kapsamda koza yetiştiriciliği için yaz aylarında kentten köye olmak üzere, göçü tersine çevirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Ayhan Karagözoğlu, her yıl yüzde 10'luk üretim artışı hedeflediklerine işaret etti.
İpekböcekçiliğini yaygınlaştırmak için dağ yörelerinden başka alternatifi olmadığını, bu nedenle organik tarımın geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Karagözoğlu, bu amaçla TEMA ile de işbirliği içinde olduklarına dikkat çekti. Bursa'daki filatür fabrikasını atıl duruma gelmesi sonucu sattıklarım ancak Eskişehir'de yeni bir tesis kurduklarım anlatan Ayhan Karagözoğlu, şöyle devam etti: "Mayıslar köyünde kendi arsamız olması ve ulaşım için elverişli olması dolayısıyla yatırım için burayı seçtik. Şu anda kozayı hammadde olarak satıyoruz. Tesisin devreye girmesiyle birlikte ipek ipliği üretmeye başlayacağız. Yaklaşık 1 milyon YTLTik bir yatırım gerçekleştiriyoruz. İç piyasanın ihtiyacını karşılayacak, katma değeri yüksek teknolojik ipek ipliği üreteceğiz. Türkiye'de ipek iplik üretimi şu anda sadece Birecik'te var. O da geleneksel yöntemlerle yapılıyor. Birlik olarak halen Bursa'da ipekböceği tohumu üretiyoruz. Bu yıl itibariyle İpekçilik Enstitüsü'nü kiraladık. Tohum üretimine burada devam edecek ve tüm Ar-Ge çalışmalarını buradan yapacağız. Üniversite ile ortak çalışmalara imza atacağız. Başta Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) olmak üzere uluslararası kuruluşlarla işbirliğine giderek, Avrupa'nın en büyük araştırma merkezi haline getireceğiz. Burayı aynı zamanda ipekçilik kampüsüne çevirmek niyetindeyiz. Bursa ipek şehri ama maalesef bu anlamda gösterecek bir şeyi yok."
Etiyopya, Türkiye`yi ekonomide en önemli üç stratejik ülkeden biri seç...
TUSKON Başkanı Rıza Nur Meral ve Dış Ticaret Müsteşarı Tuncer Kayalar, Etiyopyalı yetkililere hediye verdi. Türkiye`nin siyasi ve ekonomik ilişkiler bakımından yeni açılımlar hedeflediği coğrafyaların başında Afrika geliyor.
TUSKON yöneticileri, Dış Ticaret Müsteşarı Tuncer Kayalar `la birlikte Etiyopya `ya bir inceleme gezisi düzenledi. Türk delegasyonunu kabul eden Etiyopya Sanayi ve Ticaret Bakanı Girma Birru, "İşadamlarımızın Türk işadamları ile birlikte hareket etmelerini ve ortaklık kurmalarını istiyoruz. Türk firmalarının tekstil, gıda, tarım endüstrisi ve medikal alanlarında ülkemize yatırım yapmasını bekliyoruz." diye konuştu.
Afrika Birliği `nin de merkezi olan Etiyopya `da Türk yatırımcıların yerli yatırımcılarla aynı haklara sahip olduğunu belirten Bakan Birru, ülkesinde önemli fırsatlar bulunduğunu anlattı.
Etiyopya , Afrika `da siyasi istikrarı ve güvenliği sağlamış ülkelerden biri. Üretim maliyetleri de oldukça düşük. Ülkede ortalama maaşlar 100 doların altında. En nitelikli elemanların maaşı da 250 dolar civarında. Elektrik maliyeti daha da az. Yatırım yapmak isteyenlere devlet çok uzun süreli arazi kiralıyor.
Tarım arazilerinin kirası dekar başına yıllık 8 dolardan başlıyor. Sanayi için başkentin 30 km uzağındaki hazırlanan bölgede kiralar metrekare başına 30 cent . Ayrıca yatırımların finansmanında daha proje aşamasındayken yüzde 70`ine 10 yıl geri ödemeli kredi verilebiliyor. Son olarak devlet yatırım yapanları her zaman destekliyor ve gözetiyor. Afrika `da sağlık turizmi alanında da fırsatlar bulunduğunu belirten Bakan Birru, "Türk işadamları bu alanda da yatırım yapabilir." dedi.
TUSKON heyetinin temaslarından biri de Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Getachew Ayenew`leydi . Oda Başkanı Ayenew, ülkesinde yatırımların yerli bir ortakla veya tek başına iki şekilde yapılabileceğini belirtti. Tekstilden gıda, plastik ve tarıma kadar birçok alanda fırsatlar bulunduğunu belirten Ayenew, yatırım için yurtdışından getirilen malzemelerin gümrükten muaf tutulduğunu aktardı.
Ülkesinde iş kurmak isteyenlere yatırım çeşidine göre yüzde 50 oranında 5 yıl veya daha fazla süre vergi muafiyeti sağlandığını vurguladı. Ayenew, "İşadamlarımız özellikle teknolojik konularda Türk işadamları ile birlikte yatırım yapmak istiyor. Ülkemizde tarımda ve tarımsal sanayide imkan çok." ifadelerini kullandı. TUSKON Başkanı Rızanur Meral ise "Türkiye `de plastik yerine artık cam ve porselen kullanılıyor ama burada hem plastik üretimi yapacak makinelere hem de bitmiş plastiğe çok fazla ihtiyaç var." diye konuştu.
Kimya alanında özellikle sabun ve deterjan gibi alanlarda büyük açığın olduğunu söyleyen Meral , Türkiye `de rekabet nedeniyle üretimlerini durdurmak zorunda kalan işletmelerin Etiyopya `ya gelebileceğini kaydetti. TUSKON ile Etiyopya Sanayi ve Ticaret Odası ekonomik işbirliği anlaşması imzalandı.
Ayka Tekstil, 95 milyon dolarlık yatırım yapıyor
Etiyopya Sanayi ve Ticaret Bakanı Girma Birru, bazı Türk firmalarının ülkesinde büyük yatırımlar yaptığını belirtti. Birru, bunların başında Ayka Tekstil firmasının geldiğini ve 95 milyon dolarlık yatırım yaptığını kaydetti. Yönetim Kurulu başkanlığını Yusuf Aydeniz `in yaptığı Ayka Tekstil, Addis Ababa `nın yaklaşık 20 kilometre dışında 100 bin metrekarelik alana entegre tekstil fabrikası kuruyor.
Yatırımın 2009`da biteceği tahmin ediliyor. Fabrikada 8 bin kişinin istihdam edileceği belirtiliyor. Birru`nun özel önem verdiği ve tekstil ve hazır giyim alanında okul olmasını beklediği tesisten sonra şirketin toplu konut işine de gireceği belirtiliyor. Tesiste kullanılacak makineler ise şirketin halen Tekirdağ Çorlu `daki fabrikalarından getirilecek.
Etiyopya `da Türk işadamlarının yanı sıra Türkiye `de üniversite okuduktan sonra ülkesine dönüp yatırım yapanlar da var. İstanbul `da Mimar Sinan Üniversitesi `ni bitiren İbrahim Nuri kendisi gibi Türkiye `de okumuş 4 arkadaşıyla birlikte Addis Ababa `da şirket kurdu. İbrahim Nuri bir taraftan Suudi Arabistan `a haftada 100 baş sığır gönderirken diğer taraftan da Denizlili işadamları ile ilk Etiyopya `daki Türk restoranını açıyor
Son 25 yıl içerisinde, Pakistan tekstil sanayii etkileyici bir gelişme kaydetmiş, pamuk ipliği üretimi 1980'deki 368.400 tondan 2005 yılmda 1.956.000 ton'a (+%531) yükselmiştir. Pamuk ipliği ihracatı da büyük bir artış göstermiş, 1985 ile 2003 arasmda yıllık olarak yaklaşık %20 büyüyerek 503.500 tona ulaşmıştır. Toplam pamuk ipliği üretiminin %25'i ihraç edilmektedir ve %75'i ise yurtiçinde tüketilmektedir. 1985 yılında Pakistan'da pamuklu kumaş üretimi 377.700 ton civarında idi, ancak %447 artış ile 2003 yılında 1.686.900 tona fırlamıştır. 2003 yılmda toplam pamuklu kumaş üretiminin hemen hemen %20'si ihraç edilmiştir. Pakistan tekstil sanayiinin yükselişi, bilhassa son yıllarda yeni makinelere yapılan büyük yatırımlarla ivme kazanmıştır. ITMF'in Uluslararası Tekstil Makineleri Sevkiyat İstatistikleri'ne göre, Pakistan'da 1980 yılmda yeni kurulan kısa elyaf iğ sayısı sadece 155.000 civarında idi. On yıl sonra bu rakam 303.000 oldu ve 2000 yılında 426.000'e yükseldi. Yeni bin yılın ilk yıllarında iplik kapasitesi daha da büyüdü ve ivme kazandı, 2001-2004 arasında kısa elyaf iplik makineleri sevkiyatı yıllık ortalama 750.000'e yükseldi.
Pakistan Ülke Profili Yüzölçümü : 796.095 km2 Nüfus : 154 milyon Başlıca mahsuller : Pamuk, buğday, pirinç, şekerkamışı (ekili alan: 229.400 km2) Para birimi : Pakistan Rupesi (PKR) GSMH 2003 : (1 ABD $ = yaklaşık 59,81 PKR, Kasım 2005) yaklaşık 82,3 milyar ABD $ İthalat (2003/2004) : 15,6 milyar ABD $ %27 makine (%4 tekstil makineleri), %18 kimyasallar, %4 metal eşya, %20 petrol ve %7 gıda İhracat (2003/2004) : 12,1 milyar ABD $ %66 tekstil ürünleri (%14 dokuma kumaş, %12 örme kumaş, %11 yatak çarşafı, %8 giyim), %12 tarımsal ürünler (%5 pirinç), %3 spor eşyaları, %2 deri mamuller.
Dokuma sektöründe de benzer ancak daha düşük ölçekte bir gelişme gözlenmektedir. 1980'de Pakistan'a yapılan yeni mekiksiz tezgah sevkiyati 22 iken, 1990 yılmda 915'e ve 2004'de 1.231'e yükselmiştir. 2001-2004 yılları arasmda, her yıl ortalama olarak 1.160 yeni mekiksiz tezgah kurulmuştur. Tekstil sanayiinin Pakistan ekonomisi açsından önemi, ihracat performansına bakıldığındaortaya çıkmaktadır. 2003/2004 döneminde tekstil ürünleri, toplam ihracat gelirlerinin %66'sını oluşturmuştur. Tüketilen elyaflar açısından, pamuk %70 ile en büyük paya sahip olmakla beraber, son yıllarda payı yavaşça düşmektedir. Diğer taraftan, insan yapısı elyaflardan üretilen iplikler artış kaydetmektedir ve 1996 ile 2003 arasında iki katma çıkarak 316.000 tondan 594.000 tona yükselmiştir
Yazar Lerzan ÖZTÜRK, Endüstri Mühendisi, İstatistik - Araşürma Servisi
Salı, 30 Mayıs 2006
Son dönemlerde ekonomide yaptığı liberalleşme atılımlarıyla dikkatleri üzerine çeken Mısır, Ortadoğu'nun nüfus itibariyle en kalabalık ülkesi ve Suudi Arabistan'dan sonra en büyük ekonomisidir. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) oranı 2005'te yüzde 5'e yükselmiş ve 2006 yılında da yüzde 6'ya çıkması beklenmektedir. Doğalgaz ve petrol üretimi GSYİH'nın yüzde 14.8'ini oluşturmakta, bunun yanı sıra, hazır giyim ve tekstil ile turizm sektörleri ülkenin önemli ihracat girdisini oluşturmaktadır.
Turizm, doğalgaz, Süveyş Kanalı'ndan elde edilen gelir gibi ülkenin klasik gelir kaynakları ile Körfez ülkelerinde sürmekte olan yenilenme faaliyetlerinin sonucunda canlanan inşaat sektörü ülke ekonomisinin başlıca güçlü yönleridir.
Gümrük Reformu sayesinde gümrük vergileri ortalama yüzde 14,6'dan yüzde 9'a düşürülmüştür.
Tekstil ve hazır giyim sanayii Mısır tekstil sanayi, 1898 yılında Ulusal Tekstil Şirketi isimli fabrikanın kurulması ile başlamış ve bunu bazı küçük fabrikalar takip etmiştir. Gerçek sanayi dönemi ise 1927den 1948'e kadarki dönemde Talat Harb tarafından Misr Bank şirketlerinin kurulması ile başlamıştır. Bu şirketler arasında Misr İplik ve Dokuma "El-Mahalla El-Kobra", Misr İplik ve Dokuma "Kafr El-Dawar", Misr Rayon Co., Misr Bida Dyers boya firmaları sayılabilir. ikinci sanayi dönemi Devlet Başkanı Nasır döneminde 1961'de Dr. Aziz Sedkey tarafından başlatılmıştır. Yukarı Mısır'dan denize doğru Nil nehri boyunca birçok iplik, dokuma, örme ve terbiye tesisleri kurulmuştur. Tekstil ve hazır giyim sanayiinin Mısır ekonomisinde önemli bir yeri vardır. Sanayi emek yoğun bir sektörü temsil etmektedir ve diğer sanayi dallarına göre daha düşük sermaye maliyeti gerektirmektedir. Mısır'da tekstil sektöründeki istihdam, toplam olarak sanayide istihdam edilenlerin yüzde 30'unu oluşturmaktadır. Mısır tekstil sanayii, hammadde açısından doğal elyaflarda pamuk, yün, jüt ve ipekte güçlü, rejenere elyaflar ve sentetik elyaflarda zayıftır, tedarik sektöründe ise makine ve yedek parça ve boyar maddeler ile kimyasallar alanında zayıftır. Taşımacılık altyapısına bakıldığında ise kara ve demir yollarında güçlü, hava ve deniz yollarında zayıftır. Vasıflı tasarımcılar mevcut değildir.
Son Devlet Başkanı Sedat döneminde ekonomide reform ve özelleştirme çabaları başlamıştır. Devlet Başkanı Mübarek'ten itibaren, sektör firmalarını; kamu kuruluşları, özel sektör şirketleri, ortaklıklar veya tamamiyle yabancı yatırımlar oluşturmaktadır.
İplik sektöründeki firmaların yüzde 85'i, dokuma sektöründeki firmaların yüzde 50'si, örme sektöründeki firmaların yüzde 20'si, boya ve terbiye sektöründeki firmaların yüzde 50'si ve hazır giyim sektöründeki firmalarm ise yüzde 20'si kamu kuruluşudur.
Mısır'da 1.5 milyar dolara ulaşan Türk yatırımı özel sektörü böldü. Gidenler işçilik ücretinden, stratejik konuma enerjiye kadar çeşitli avantajlar elde ettiklerini belirtirken kalanlar ise Türkiye'nin yatırım, ihracat avantajının kalmayacağını öne sürüyor.
Türk şirketlerinin yurtdışına giderek artan yatırımları özel sektörü böldü. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Mısır gezisinde Türk yatırımcılarının bulunduğu serbest bölgede bazı fabrikaların temelini atmasıyla tartışma yeniden alevlendi. Mısır'a 1.5 milyar doları bulan yatırımı yapan Türk firmaları maliyet ve pazar avantajı elde ettiklerini belirtirken, karşı çıkanlar ise yatırımların Türkiye'den kaçacağı endişesiyle Anadolu'yu adres gösteriyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Oğuz Satıcı ise bu ülkenin Türkiye'nin yeni stratejisinin parçası olduğunu belirterek, "Amaç küçük ve orta ölçekli şirketlerin de küresel şirketler olabileceğini göstermek. Yeni hedefimiz Azerbaycan ve Gürcistan olacak" dedi.
Mısır'da 100'e yakın Türk firmasının 1.5 milyar dolarlık yatırımı var. 300 Türk firması daha 1.2 milyar dolarlık yatırım için sırada bekliyor. Mısır'daki yatırımların hızla artması ise "Türkiye'nin yatırım, ihracat ve istihdam potansiyeli Mısır'a taşınıyor" tartışmalarına yol açıyor. Mısır'da Türk yatırımlarının 60'ının tekstil ve konfeksiyon alanında olması ise bu sektördeki üreticileri karşı karşıya getiriyor. Bu kaygılarla bir araya gelen 19 firma "made in Turkey" ittifakı kurdu ve üretimin yüzde 100 Türkiye'de yapılmasını istiyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hazırgiyim Sanayi Meclisi Başkanı Umut Oran bu konuda rapor hazırlayarak yatırımın Anadolu'ya yapılması için 7 adım önerdi. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği de yatırımları eleştiren tarafta.
Mısır'ı gidenler ise yatırımların stratejik bir adımın parçası olduğunu savunuyor. Ayrıca Afrika ve Arap pazarlarına açılmaktan, Uzak Doğu'ya kaptırdıkları eski müşteri ve siparişleri geri kazanmaya, ABD'ye gümrük ve vergisiz mal satmaya kadar bir dizi avantajın peşinde olduklarını söylüyor.
Mısır bölgenin anahtarı
Mısır'daki yatırımlar arasında Taha Holding, Temsa, Şahinler Holding, Eroğlu Holding, Nergis Holding, Akkök Grubu, Küçükçalık, Evyap, Betek Boya, Hilteks ve Camiş gibi birçok ünlü firma var. Firmaların Mısır'a yönelmelerinin ardındaki en büyük neden, düşük üretim maliyetleriyle, gümrüksüz ihracat avantajı. ABD'nin yanı sıra, Afrika ve Arap ülkelerine gümrüksüz ihracat yapılabilen Mısır, yeni pazarlara açılma hedefi olanlar için bölge ülkelerinin anahtarı olarak görülüyor. Türkiye ile karşılaştırıldığında düşük elektrik ve doğalgaz fiyatları sunan Mısır'da işçilik maliyetleri de Türkiye'nin 6'da biri. Mısır'da 150 dolara mal olan işçilik Türkiye'de teşvikli illerde bile 800 dolar.
Mısır'da pazar lideri olan Türkler var
Mısır'a yönelen Türk firmaların büyük bir kısmı ülkede, Türkiye'den farklı bir üretim stratejisi izliyor. Mısır'da daha düşük nitelikli, katma değeri düşük, üretilmesi kolay ve pazarlama için müşteri aranması gerekmeyen basic (sıradan) ürünlere yönelen firmalar, bu sayede Uzak Doğu'ya kaptırdıkları siparişleri geri kazanmayı amaçlıyor. LCW markasına sahip Taha Group ile Colin's ve Loft markalarıyla öne çıkan Eroğlu Holding gibi firmalar, Türkiye'deki maliyetler nedeniyle Uzak Doğu ve Mısır'daki rakiplerine kaptırdıkları siparişleri Mısır sayesinde geri kazanırken, Betek Boya gibi bazı firmalar da, Mısır üzerinden yeni pazarlara açılarak 10 milyonlarca dolarlık ek ihracat kapısı yarattığını söylüyor. Mısır'da yatırım yapan Türk firmalarının bu ülkedeki etkinlikleri de hızla artıyor. Akkök Grubu bünyesindeki Aksa, İskenderiye yakınlarında kurduğu kimyasal tops üretim tesisiyle Mısır'da yüzde 70 pazar payına ulaştı. Hedef Alliance ise, ilaç dağıtım sektöründe yüzde 30'luk paya ulaşarak Mısır'da pazarın hakimi konumuna geldi.
TİM Başkanı Oğuz Satıcı: Mısır uluslararasılaşma stratejimizin bir parçası
Mısır projesı, KOBİ'lerin çok uluslu şirketlere dönmesi, bölgesel güç ve ihracat üssüne dönüşmelerini sağlayacak. "made in Turkey"ın dünyada kabul görmesinin anahtarı Türkiye'nin bölgesel güç olmasıdır. Mısır, KOBİ'lerimiz için çokuluslulaşma stratejimizde Afrika ve Arap birliğine giriş kapımız. Orta Asya'da da Gürcistan ve Azerbaycan'ı giriş kapısı belirledik.
Tekstilde "batıyoruz" söyleminden bıkan Wenice Kids, "Türk Kalite Sistemi"ni geliştirerek maliyetleri yarı yarıya indirdi. 240 firma sistemi almak için şirkete başvurdu. Wenice Kids'in sahibi Kuşam Tekstil, bu sistemle Çin'den yüzde 50'ye varan oranda daha ucuz fiyat verdi ve cirosunu 10 kat artırarak 100 milyon dolara çıkardı.
Türk tekstil sanayinin köklü kuruluşlarından biri olan Akın Tekstil, bu yıl 51'inci yaşını kutluyor. Tekstil İşveren Dergisi'ne bir açıklama yapan Akın Tekstil Genel Müdürü Ramazan Özgür, firmalarının geleceğe olan inancını vurgulayarak, pek çok yenilik ve ilklerle, öncü firmalardan biri olduklarını tüm sektöre ispatladıklarını söyledi.
Tekstilde tarihsel bir geçmişleri olduğuna dikkat çeken Özgür, "Yarım asırdır, grup olarak sadece tekstil öncelikli çalışıyoruz. Bundan sonrasını artırarak ilerleyeceklerini açıklayan Ramazan Özgür, teknik tekstil alanında atılım yapan öncü firmalardan olduklarını belirtti. Özgür, "Teknik tekstiller denince, altında teknik işlevleri yerine getirebilecek özellikler katılarak üretilmiş ürünleri anlıyoruz. Akın Tekstil de çok fonksiyonlu, yüksek performanslı ve teknik kumaşlara odaklanmıştır. Mesela; anti bakteriyel ve ter yönetimli kumaşımız bunlardan yalnızca biridir" şeklinde konuştu. Uygulandıkları kumaş üzerindebakteri barındırmayan anti-bakteriyel kumaşlarının, bu özelliği ile yurtdışında yetkili makamlarca da onaylandığına dikkat çeken Özgür, ürünleriyle ilgili olarak şu bilgileri verdi: "Bu ürün sağlık alanında kendi başına büyük fayda sağlayacak olmanın yanı sıra Akın Tekstil bunlarla yetinmeyip, bu tür özellikli kumaşların performansını artıracak yepyeni uygulamalar geliştiriyor."
Anti-bakteriyel kumaşların yalnızca sağlık alanında değil günlük yaşantımızın tüm alanlarında da kullanılacağını belirten Ramazan Özgür, bu kumaş özelliklerine ter yönetimi bitişim de ilave özellik olarak ekleyerek farklı kullanım alanları yarattıklarını dile getirdi. Bu kumaş türünün, teri emip hızla dış ortama attığından sıcak havalarda kuru hissetmenin yanı sıra bakteri tutmayan özelliğiyle de vücut kokularını önlediğini vurgulayan Özgür, ürünün Akın Tekstil'in çok fonksiyonlu kumaş türlerinden yalnızca biri olduğunu söyledi.
Leke savaşçısı kumaşlar
Diğer çalışmalarının arasında yer alan leke tutmazlık ve leke iticilik özellikli kumaşların da pazarda büyük ilgi gördüğüne dikkat çeken Ramazan Özgür, "Likit lekelerin yüzeyde tutunmasını engelleyerek, leke tutmayan kumaş türlerimizin yanı sıra, zeytin yağı gibi zor lekeleri emerek, tek yıkamada kolayca lekenin uzaklaşmasını sağlayan, nitelikli kumaşlar da üretmekteyiz. Bu tür buluşların etkisinin yalnızca tekstil sektörüyle sınırlı kalacağını düşünmek doğru olmaz. Bu çeşit üretimlerle dünyada çamaşır yıkama alışkanlıkları değişecek ve buna bağlı olarak, beyaz eşya sektörü, deterjan sektörü gibi pek çok alanda değişimler ve yeniden yapılanmalar olacaktır" açıklamasında bulundu.
Vücut ısınızı koruyan klimatik kumaşlar Yazın serin, kışın sıcak tutan 'klimatik kumaş' üretimiyle de bir yeniliğe daha imza atan Akın Tekstil'in bu yeni ürünü ile üretilen kumaştan yapılan giyisiler, içindeki mikro kapsüller sayesinde vücutta sıcaklığı düzenleyerek mikro iklim etkisi yaratıyor. Ramazan Özgür, bu ürünlerini ise şu sözlerle anlatıyor:
"Elyafların içine işlenen mikro kapsüller, sıcak havalarda vücutta açığa çıkan fazla ısıyı emerek sıcaklığı kumaş içinde saklıyor; vücuda serin ve ferah bir dokunuş sağlıyor. İhtiyaç olduğunda ise depoladığı bu ısıyı serbest bırakarak vücudu sıcak tutmaya yardıma oluyor. Böylece klimatik kumaş kullanıcısı ne çok sıcaktan etkilenir ne de çok soğuktan. Vücut ısısı her zaman optimum seviyede korunur. Ürünün hayatlarımıza getirdiği konforu düşünmek zor değil. Bunun gibi, kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıran, ra hatlık ve konfor sağlayan pek çok ürün yapıyoruz. Tekstilin ileri teknoloji gerektiren pek çok alanında Akın Tekstil olarak varız. Evvelden 'Akın Tekstil, en kaliteli kumaşı üretir' diye gururlanırdık. Şimdi ise kaliteli kumaş üretmenin ötesinde, performansı açısından, 'yaşam standartlarımızı değiştiren tekstiller üretiyoruz' diye gururlanıyoruz."
Rota: Global oyuncu olmak Değişen konjonktürü iyi kavramanın önemine dikkat çeken Ramazan Özgür, bu nedenle şimdiki durum ve zamandan hareketle yarını yönetmek anlayışını aşmak istediklerini söyledi. "Rotamız belli: Gelecek vaat eden tekstil ürünlerinde global bir oyuncu olmak" diyen Özgür, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Kendimize yeni hedefler koyduk, amacımız, 5 -10 sene ilerden bugünü yönetebilmek. Bu nedenle artık en kalitelisini üretmek bize yetmiyor, bizim gayemiz, aynı zamanda özgün tasarımlarımızı genişletmek, fonksiyonelliği artırmak ve yeniliğe ulaşmada bir adım önde olmak. Sektör olarak sıkıntılarımızın büyüklüğü ortadadır: Enerji sorunu, Çin faktörü, kur sorunu, teşvik sorunu, atıl kapasite ve yapısal sorunlarımız... Bütün bunlara bakıp 'tekstilin ışığı söndü' demek, tekstil sektöründeki bunca birikim ve potansiyeli bir çırpıda hiçe saymak olur. Tekstilin ışığı sönmüş değildir, önemli olan doğru stratejileri belirlemektir. Maliyet-fiyat rekabetinin ana unsur olduğu küresel pazarda, Türk tekstil sektörü bir dönüşümün arifesindedir. Türk tekstili, rekabette eşitliğin olmadığı yarışmada kulvar değiştirmek zorundadır. Kendimizi tasarımda, performansta farklılaştırmalıyız. Yüksek katma değer yaratan ayrı bir kulvarda, kendi koyduğumuz kurallarla yarışa devam etmemiz gerekiyor. Bunun için de, güç birliği şart. Herkes üzerine düşen görevleri layıkıyla yerine getirmeli: Hükümet de sektörel birlikler de firma olarak bizler de. Bu mücadelede eksik olacak bir ayak dengemizi sarsacaktır."
Ne sigara kokusu, ne ter kokusu.. İşte erkeklere parfüm yayan elbise..
“Teke gibi kokmaya” paydos…
Türkiye’de dev adımlarla ilerleyen tekstil firmaları üzerine sigara kokusu sinmeyen, yürüdükçe etrafa parfüm kokuları saçan elbiseler üretmeye başladı.
Katma değeri yüksek olan bu ürünlerle ilgili Türk tekstil sektörü de birbirinden farklı özelliklerde ürünler geliştiriyor. Bu akıllı ürünler arasında sigara kokusu tutmayan ve yürüdükçe parfüm kokusu yayan takım elbiselerden, klima görevi gören ürünlere, anti bakteriyel, selülit önleyici ve nem dengeleyici kadın çoraplarından, yaz aylarında kullanıma uygun hafif deri giysilere kadar pek çok ürün hayatımıza girmeye hazırlanıyor.
AKILLI KUMAŞLAR KULLANILIYOR Orka Group'un uluslararası markası Damat Tween ADV, yaklaşık 4 sene önce "akıllı kumaşları" koleksiyonlarında kullanmaya başladı.Şimdi ise sigara kokusunu ve her türlü kötü kokuyu tutmayan takım elbiselerin yanında yürüdükçe parfüm kokusu yayan elbiseler üretiyor.
Akıllı tekstil ürünlerinde son yenilik ise klima görevi gören kumaşlar. Bu konudaki araştırmalar meyvesini vermek üzere. Yakında hava şartlarına bakılmadan sokakta istediğiniz kıyafetle dolaşma imkanı sağlayan kumaşlardan elbiseler de üretilecek.
Kaynak: AA......İNTERET HABER SİTESİ
Akıllı tekstil dönemi
Daha kaliteli ve fonksiyonelliği olan ürünlere ihtiyacın artmasıyla tekstil sektörü, bu talebi akıllı kumaşlarla karşılamaya çalışıyor.
Katma değeri yüksek olan bu ürünlerle ilgili Türk tekstil sektörü de birbirinden farklı özelliklerde ürünler geliştiriyor. Bu ürünlerden bazıları olan, sigara kokusu tutmayan ve yürüdükçe parfüm kokusu yayan takım elbiselerden, klima görevi gören ürünlere, anti bakteriyel, selülit önleyici ve nem dengeleyici kadın çoraplarından, yaz aylarında kullanıma uygun hafif deri giysilere kadar pek çok ürün hayatımıza girdi ve girmeye hazırlanıyor.
Anti bakteriyel ve güneş ışığını geçirmeyen özellikteki ipliklerin yanında, kanseri azaltan iplik üzerinde de çalışılıyor. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Orka Group'un uluslararası markası Damat Tween ADV, yaklaşık 4 sene önce “akıllı kumaşları” koleksiyonlarında kullanmaya başladı.
Yeni teknik kumaşlar geliştiren Damat Tween “Smart Fabric” kumaşlarda yapılan araştırmalar neticesinde mikrokapsül teknolojisini kullanıyor.
Damat Tween, sigara kokusunu ve her türlü kötü kokuyu tutmayan takım elbiseler yanında yürüdükçe parfüm kokusu yayan takım elbiseler üretiyor.
Akıllı tekstil ürünlerine bir yenilik olarak klima görevi gören ürünler yapacak olan ve bu konuda araştırmalarını sonuçlandırmak üzere olan Damat Tween, bu özelliği, takım elbise, ceket ve pantolon gruplarında uygulamayı düşünüyor.
Bu ürünler yazın sıcaklığını geçirmeyerek kullanan kişinin serin kalmasını, aynı ürün yine kışın soğuğu geçirmeyerek kullanan kişinin üşümemesini sağlayacak.http://www.yorumla.net/
KANSER
Marks&Spencer, Adidas, Nike gibi markalara üretim yapan ve kendi Morera markası bulunan Atateks Tekstil İşletmeleri San.ve Tic.A.Ş. ise güneş ışığını geçirmeyen ve kanseri azaltan iplikler üzerinde çalışıyor.
Atateks Tekstil İşletmeleri Genel Müdürü Sinan Bozdemir, dikişsiz iç çamaşırında Avrupa'nın “en büyüğü” olduklarını belirterek, güneş ışığını geçirmeyen iplik üzerinde çalışmaları olacağını, güneşte kalmaması gereken insanlar için bu ürünü geliştireceklerini belirtti.
Bozdemir, en son “freshpa” adlı bakteri üremesine engel olan anti bakteriyel iplik yaptıklarını, onun dışında kesiti köpek kemiği gibi olan hava ve teri geçiren iplikle, yine “Coolpa” denilen kışın özellikle ısı yalıtımını sağlayan başka bir ipliklerinin daha piyasaya çıktığını, bunların klimatik ortam yarattığını kaydetti.
Bozdemir, “Sağlıkta kanseri azaltan iplik üzerinde çalışıyoruz. Şu an patent aşamasında” dedi. İpliğin içine gümüş ve bakır vererek bakteri üremesini engellediklerini söyleyen Bozdemir, bakırın yaraları iyileştirdiğini, bu tür ipliklerin normal ipliğin iki katı katma değer bıraktığını savundu.
Freshpa adlı anti bakteriyel ipliklerin özellikle asker çoraplarında kullanıldığını ifade eden Bozdemir, Atateks olarak ARGE yatırımlarının 7-8 milyon doları bulduğunu kaydetti. http://www.yorumla.net/
YAZ AYLARINDA DA DERİ CEKET GİYİLEBİLECEK
Desa Deri'nin geçtiğimiz yıl çalışmaları tamamlanan su geçirmez deri koleksiyonu şu an satışa sunulurken, Desa'nın çalışmaları arasında yıkanabilir deri üretimi de bulunuyor.
Yaz aylarında kullanıma uygun hafif deri koleksiyonu satışa çıkacak olan Desa Deri, 390-440 gram aralığında değişen ceketlerden oluşan bu koleksiyonla yaz aylarında da deri ceket giyilebilmesini sağlayacak.
Düzce Fabrikasındaki ARGE bölümünde derinin üretim aşamasında katma değer sağlayarak üretilen ürünlerin daha kolay kullanımını hedefleyen Desa Deri'nin TÜBİTAK ve İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim üyeleri ile de yaklaşık 9 aydır süren bir işbirliği var. Desa Deri'nin TÜBİTAK'a sunduğu projenin sadece proje maliyeti 3,2 milyon dolar.http://www.yorumla.net/
Bir kumaşın analiz ve tasarımında gözetilen üç temel düşünce vardır;
Estetik düşünce : Güzel, çekici ve uyumlu bir yüzey görünümü elde etmek amaçlanır. Teknik düşünce : Kumaşın dokunmasında, kullanımında, rahatlığı ve performans amaçlanır. Mali düşünce : Dokumada maliyeti en alt düzeyde tutmak amaçlanır.